{[['
']]}
Kezzap içsem yanmaz dilim. Dilim, yudum yudum şarap içmiş de yanmamışken… Yanmaz hiçbir yanım. Yanmışken zaten cismim, tekrar tekrar yanmaz…
Ne acı! Yaşamak ne acı. Ona imkânsız, kadere küskün olmak ne acı! Biliyordum ben zaten diyebilsem keşke. Keşke, bugün keşke diye başlamasa cümlelerim hiç. En iyi bildiğim halle sus olsam, sus pus olsam bugün! Neye ne dediğimin, bana ne dediğinin ne önemi var? Her dakika haberimi bekleyip, alamadığın cevapların listesini tutmuyor oluşun da neyin nesi? Yoksa sahiden yanılan ben miyim? Utangaç bir duygu olduğu için hep bir şeylere saklanırmış aşk bilir misin? Yoksa ne gülün, ne sümbülün aşktan haberi var aslında. Sen almışsın kendini bir başına da, aklınla kalbinin savaş alanlarındasın. Sırtına çizilen kanatların neye yaradığından habersiz, en iyi bildiğin şeyi yapıyorsun. Açtığın yaraların haddi hesabı yok. Seni uzaktan izleyişim neye yarar? Sana kim, nasıl yardım edebilir zaten?
Beyaz tenin savaş mahallerine yakışmıyorsa da, gitgide kararan rengin savaşını ve tarafını belli ediyor. Kalbin ne de çok şey söylüyor böyle. Her saniye içinde yankılanan sesini duyuyorum. Büyüyorum; satır satır uzuyorum kalbinin engizisyonlarında. Kırık kanatlarına dokunamıyorum. Mutlu; olamıyorum! Bağdaş kurup oturuyorum belki ve bu yorgunlukla seni bile düşünemiyorum…

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder