{[['
']]}
Ben, biraz da gitmeyi senin için istedim. Senin içindi belki de döktüğüm o son bir iki damla gözyaşı. Bir yanım acıyorken, bir yanım da ağlıyorken ve gülecek bir başka yanım daha yokken; rüyalarımdan da garip bir tebessümü yüzümün hatlarına yayıp, belli etmek ister gibi gülümsemeye, belli etmedense gözyaşı dökmeye savaşıyorken…
Ben, biraz da bırakmayı senin için istedim. Divane bir halle mor menekşelere adını ezberletiyorken ve bir yandan yüzünü unutmaya bir yandansa yüzünü hatırlamaya savaşıyorken ve bugün heybeme koyacak hiçbir düş kalmamışken… Aranıyorken kendimce, yani bakınıyorken öylece…
Ben, biraz da dönmeyi senin için istedim. Bulutlara çıkmışken bir gece vakti ve hazır düşlere de merdiven dayamışken; bir yandan sana bu kadar yakın ve bir yandan da sesine bu kadar uzakken… Gözlerimde kalmamışken bir zerre ışık ya da hatırlamıyorken aydınlığı…
Ben, biraz da gelmeyi senin için istedim. ‘Yeter’ dedirtiyorken geceler ve sıla olmasın diliyorken mevsimler ve biliyorken adına yalnızca bir adım kaldığını… Ellerim saçlarını arıyordu bir yandan, bir yandansa damarlarımda kokun yayılıyordu. Ve dün bir vurgun yemişçesine savrulan yapraklar, bugün tabutuna düşüyordu…
Ben, biraz da sevmeyi senin için istedim. Öksüz kalmış bir yavru gibi yaşama arzusuyla ellerim, bilinçsiz ve hayâsızca uzanacak bir meme arıyorken derinlerde; bir yandan ölüyor ve bir yandan doğuyorken bedenler ve yarın, yarını görebilmek bir mucizeyken bakan her göze…
Ben, biraz da yaşamayı senin için istedim. Şimdi gidiyorken belki sevgi çölünün derinine ve bir şekilde o çöllerde de açmayı bileceksen bir çiçek gibi, bir yandan sevip bir yandan sevileceksen en az şimdiki gibi… Gülümsüyorken, yaşları da hissedebileceksen gamzelerinde ve o gamzeler bir göl gibi dolup taşacaksa aniden…
Ben, biraz da ölmeyi senin için istedim…

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder