İnce Sızım

{[['']]}

Mavi kuşlar atlasının son günleriydi. Küllerinden doğuşun resmiydi Anka kuşu iste yine. Altın tüyleri ışık saçıyordu, korku yayıyordu gündüzün mavisine. Soğuğuna da aldırmıyorduk gecenin karanlığında Ankara’ nın. Devrik cümlelerimizi yadırgamıyordu işte kuşlar. Ve Ankara soğuktu. Ilık olmamıştı hiçbir vakit. Hiçbir vakit böylesi üzgün olmamıştı da kuşlar. Ve gitti işte yine. 

Bir mavi kanatlı, tüylerinden altın saça döke uzaklaştı geldiği yöne. Ve bir tren garında, güneşin maviliğine emanet edildim bir pazar sonrası… Boynu bükükler sofrasında en uzun boylu ben olmuştum nihayet. Ne mutlu!

A benim kahve kokulu gözlerine vurulduğum, ince sızım... 

A benim bir yanı yanık öbür yanı karanlık, gönül hırsızım… 

Kim üzdü seni bu kadar. Kim kırdı ürkek yüreğini. Oysa daha anlatmamıştım sana. Daha bahsetmemiştim kendimden hiç. Abuk hallerimle tarumar etmemiştim hayallerini. Portakal rengi saçlarına öyle uzun uzun bakamamıştım da henüz. Öyle uzaktan seyre dalmıştım sadece seni ve ruhumun kelebek kanatlı garip hallerinde bulmuştum bendimi. Şimdi nerede ellerin diye aranıyorum kendi iklimimde. Dön bile diyemiyorum, hiç var olmayışına sesleniyorum... 

Share this game :

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

 
Support : Creating Website | Johny Template | Mas Template
Copyright © 2013. Android Market - All Rights Reserved
Template Created by Creating Website Published by Mas Template
Proudly powered by Blogger