İncir Ağacı

{[['']]}
Boyu uzun değildir onun. Eğilir büyüdükçe. Koca koca yaprakları beğenilmez öyle kolay kolay. Meyvesi sevilmez de pek çoklarınca. Ya kökleri… Kökleri öyle dağınık, öyle umarsızdır ki onun, izini takip etmek ne mümkündür!

Kalın değildir gövdesi. Yani şöyle ağız tadıyla bir salıncak kurup eğlenemez çocuklar. Sevimsizdir. Mahallenin en sevilmeyenidir yani. Biçimsiz gövdesini seven olmamıştır hiçbir vakit.

Karanlıklar aydınlığa kavuşur her gün doğumunda. Oysa o uyuşuk halinden hiç uyanmak istemez gibi somurtarak bakar yanından geçenlere.

Yanı başında ne şamatalar kopar hâlbuki! Düğün dernek kurulur da, davul zurna eşliğinde halaya durur yedi düvel. Ya o? O kulaklarını tıkayıp yüzünü buruşturan yaramaz çocuklar gibi küskün küskün oturur sokağın en ucunda.

Her sonbahar geldiğinde o da, pek çok türünde olduğu gibi yaprak döküp çıplak kalmanın hüznüyle tanışır. Hüzün sayılsa da bu, bağımsız kurumlarca, o bir şeb-i aruza hazırlanıyor gibidir. Öyle ki her bir yaprağı daha sararmamışken, yani adamakıllı şöyle kurumamışken kendisini boşlukta bulur. Geçimsizdir. Geçinemez yapraklarıyla bile.

Ne söylenirse söylensin, adı ne olmuşsa da aslında, güvercinlerin üzerine konmaya bile değer bulmadığı bu ağaç İncir Ağacı’ dır. İncirsiz yazlara hayırsa da, hayırsız bir ağaçtır incir. ‘Ocağıma incir olup da düşme emi’ derler köyün birinde ya, o öyle bahtsız bir halin tezahürüdür. Bahtsızlığın, sevgisizliğin resmidir. Sevgiden bihaber sevgililer, sarmaş dolaş yanı başından geçedursun o; yalnızca kendi gövdesiyle hem hal olur. Dalları herhangi bir türküye konu olmamış, bahtı hiç açık olmamışsa da ne yapsın; kendini sevmiştir incir. Meyvesini sevmiş, kalın bir kabukla çevrelemiştir binler tohumunu.

***

Ben bir incir ağacıyım. Sevilmiyorsa da bendim, bedenim; sevmesini bilen hallerim bir şeyleri seviyor elbet. Küskün bakışların kesişim kümesinde, kötü kötü bakıyorken hayat, bir bahtı kara, bakışlarında nur ala, yorgun ve biçimsizim. Susuşum, hiç konuşmayışım da bir haykırış değil mi ki hem? Susuyor, hiç ses etmiyor ve izliyorum. Ben bir şeb-i aruza hazırlanıyorum. Geçimsizliğimin yanına bir soda koyuyor, kuruyan yanlarımı sarıp sarmalıyor ve ne söylemişlerse de duymuyorum. Benden istenilen her neymiş de ben neye evet demişsem artık, şu iki adımda yorulmuşluğuma bir yudum su istiyorum. Ben bir incir ağacıyım. Sevilmiyorsa da bendim, bedenim; sevmek istiyorum…
Share this game :

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

 
Support : Creating Website | Johny Template | Mas Template
Copyright © 2013. Android Market - All Rights Reserved
Template Created by Creating Website Published by Mas Template
Proudly powered by Blogger