Öğrenci Kimliği

{[['']]}


Hemen herkes hayatının belli bir döneminde tatmıştır öğrenci olmanın eğlencesini! Bir 23 Nisanda şiir ezberlemişliği, bir Cuma töreninden kaçtığı falan vardır yani herkesin.

Öğrencilik zor zanaat azizim. Böyle bildik, bunu savunduk yıllar yılı. Herkes öğrenci olamaz demedik, zira herkesin bir öğrenci yanı vardı. En haylaz bendim dedik ama herkesin bir de en haylaz yanı vardı, söz geçiremedik. Yeri geldi duvardan atlayıp ayağını kıran çocuk olduk. Parmakla gösterildik uzun süre. Parmak kaldıran olduk, lavaboya gitmek için izin istedik söz hakkı verildiğinde. Küçüktük ama farkında değildik. Önlük giydik, yelek giydik, üniforma giydik, adam olacak çocuk payesiyle giydik de giydik anlayacağın.

Okul denilince hep bir şeylerin hayali canlandı yıllar yılı. Hep o sınıfın en güzel kızı geldi önce gözümüzün önüne, sonra kafasına 12 dikiş atılan arkadaşımızı andık bir uzun solukta. Kopya çekmeyi bilmeyişimizden çay içer, gazete okurdu öğretmenlerimiz sınav esnasında; bilmez ve hatta bilemezdik, çocuktuk. Kopya çekmeyi öğrendiğimiz gün eli maşalı oldu ya zaten öğretmenler. Üstelik onlara artık örtmenim diye değil, hocam diye seslenir olmuştuk.

Öğrenci olmak bir başka hallere soktu bizi yanlış mıyım! Milli bayramları okulda kutlamayı, stadyumlarda coşmayı, okul bahçesinin özgürlüğümüzü sınırlayan demir parmaklıklarını, elimize geçen her nesneden bir futbol topu icat edilebileceğini hep okul sıralarında öğrendimdi ya; yazmayı, sövmeyi, adam akıllı söylemeyi, susmayı, söz almak için parmak kaldırmayı, İstiklal marşı söylerken kıpırdamamayı ve nihayet okumayı da bunlara ekleyip yekten bir vücut oldum okulla.

Yazık ki hala öğrenciyim.

Yıllardır okuyoruz azizim. Biz öğrenciyiz. Meslek gibi üzerimize yapışmış öğrencilik. TC hüviyetiyle bir mavi kimliğin yanına yıllardır bir de öğrenci kimliği taşıyorum ya hani, öğrenmek ülkesinin öğrenci vatandaşıyım sanki böyle. Öğrenciyim ya üstelik yetmiyor bana 24 saat, tıpkı babadan utana sıkıla istenip harcarken savurgan davrandığımız harçlık gibi, yetmiyor…

Yıllardır okuyoruz azizim.  Otobüse binerken indirim isteriz biz, öyle tam ücret ödeyemeyiz. Üstelik oturmak yasaktır bize toplu taşıma araçlarında. Oturduysan eğer kötü kötü bakarlar sana. Öğrencisin sen, sinemaya tiyatroya da öyle tam para vermezsin. Fasulyeden sayarlar seni, yarı fiyatına değil belki ama az bir fiyat farkıyla alırlar seni kırmızı koltuklara. Yarım yarım ödeyip de ucunu hududunu denk getiremediğin ay sonlarına inat, çiğ köfteci bile indirim yapar sana.

“Öğrenci misin yavrum, ay yazııık.” bakışları görürsün etrafında.

Bir firmada öğrenciysen, en fazla stajyersindir. Ötesini göstermezler sana. Ofise birkaç kez yolun düşer muhtemelen. Orada fark edilirsen herkesin sana baktığını zannedersin ayrıca. Yabancı bir nesne görüş alanını yararak geçerken, başın öne eğilir.

“Kim bu?”, “Şey ya; stajyer” derler arkandan.

Öğrenciysen sen, illa ki gitar çalma merakı bir gün düşer zihnine. Yapacak bir şey yok. Gitar alınır üst kat komşunun oğlu Berke Can örnek gösterilerek. Tabi alınır alınmasına da çalmayı öğrenemediğin o günlerde, gitar sığmadığı dolabın kapağını zorlar durur öylece.

Öğrencisin sen, hele bir de gurbette öğrenciysen kim ev verir pejmürde hallerine. Anan baban yokmuş da sahipsizmişsin gibi muamele gösterir sana ev sahipleri. Burun kıvırır temiz yüzüne. Sen biraz hızlı bi tipe benziyorsun evi yeni boyattık, döşemeler yeni, salon yeni, mutfak yenidirher zaman. Emlakçılarla işin olmaz senin. Hepsi kapı dışarı eder malum.

Öğrenciysen iyidir hayat, koy gitsindir nameler. Okul uzar, eve giden yol uzar, saç uzar, sakal uzar anlayacağın öğrenciyken sen hayat uzar da uzar.

Öğrencilikle mezun olduktan bir yıl sonraki hal hareket tavır değişikliğidir en hasta olduğum trip.


Öğrencisin sen… :) Gencim, güzelim manasında yani, vesselam…


Share this game :

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

 
Support : Creating Website | Johny Template | Mas Template
Copyright © 2013. Android Market - All Rights Reserved
Template Created by Creating Website Published by Mas Template
Proudly powered by Blogger