Başkanım Buyrun

{[['']]}
Deveye sormuşlar neren eğri diye ya, başın eğip cevap vermiş nerem doğru ki!.. 

Katar’ı bilir misiniz? Haritada ne tarafa düşer tam emin olabilir misiniz? Hiç gitmiş misinizdir acaba ya da sizi herhangi ne tür bir sebep götürebilir o memlekete? 


Malum 2022 Dünya Kupası Katar’ a verildi. Tabi bu karar öyle çok normal şartlar altında verilmiş bir karar değildi. Zira Katar’ın adaylıkta yarıştığı diğer ülke Amerika Birleşik Devletleri idi. Platini için aşağı tükürsem sakal yukarı tükürsem bıyık misali bir durumdu bu. Fakat profesyonel yaşantısında sanki futbolcu değil de siyasetçi olan Platini, bu işin üstesinden de fevkalade geldi. 

Peki ne yaptı? 

2013 yılının ilk günlerinde France Football dergisi, Katar'ın şampiyonayı düzenleyebilmek için FIFA'nın bu oylamada etkisi olan yöneticilerine ve Afrika Futbol Federasyonu Başkanı Issa Hayatou ile Afrika Futbol Federasyonu adına görevde bulunan Jacques Anouma'ya 1,5 milyon dolar rüşvet verdiğini öne sürdüğünde daha evvelde dillendirilen mesele tekrar konuşulmaya başlanmış ve bu işin içinde başka bir iş olduğu hissedilmişti. Açıkça Dünya Kupası oylamasından pis kokular yükseliyor ve mesele enine boyuna araştırılmaya başlanıyordu. Sepp Blatter’in rakibi ve Katar’a şampiyonayı “satın alan” Muhammed bin Hammam bu olaylardan sonra FIFA’dan olaylı bir şekilde kovuldu. 

Ancak geçtiğimiz Ocak ayında öyle bir iddia daha ortaya atıldı ki hiç öyle yenilir yutulur cinsten bir iddia değildi. İddiaya göre 23 Kasım 2010’ da o zamanki Fransa cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, Katar veliahtı Şeyh Tamin bin Hamad al-Thani, Paris Saint Germain (PSG) takımının sahibi Colony Capital yatırım şirketinin temsilen Sebastien Bazin ve UEFA başkanı Platini bir araya gelmişlerdi. Toplantıda ne konuşulduğu o gün için bir sırdı ama tarihler 2013’ ü gösterdiğinde detaylar da yavaş yavaş gün yüzüne çıkmaya başlıyordu. 

(Burada bir parantez açalım, Bazin ve Sarkozy arasında ilginç bir bağ var. 1993’de Paris’in batısında Neilly-Sur-Seine ilçesinde bir anaokulunda 6 kız öğrenci ve öğretmenleri bir canlı bomba tarafından rehin alınır. Canlı bomba ile iki gün süren pazarlıklar sonucunda Fransız özel harekat polisi tarafından öldürülür. Hikayenin teferruatını bu bağlantıdan okuyabilirsiniz. Asıl nokta şu: anaokulunda rehin alınan küçük kızlardan biri Bazin’in kızıdır. Canlı bombayla uzun pazarlıkları sürdürense, o zaman Neilly-Sur-Seine’in belediye başkanı olan Sarkozy. Tam bir "nereden nereye" durumu yani.) 

Basına sızan bilgilere göre o gece yemekte dünya rezervlerinin %70 ini elinde bulundurduğu doğalgazı ihraç ederek elde ettiği milyar dolarlarca geliri büyük çoğunluğu çöl olan ülkesinde yatırım yapacak yer bulamadığından, ekonomik krizin sarstığı Avrupa ülkeleri arasından Fransa’ ya yatırım yapması konuşulmuştu. Cümle biraz karışık oldu, iddialara göre Fransa tarafı Katar’ lı grubu Fransa’ ya yatırım yapması için iknaya çalıştı. Üstelik karşı tarafta isteksiz değildi. Anlayacağınız iki tarafta pek zorlanmadı konuşurken. Fransız şaraplar açıldı, yemekler afiyetle yenildi. Masada konuşulan ufak ayrıntılardı belli ki. Tüm Avrupa’ yı ilgilendiren bir görev ancak bu şekilde kendi ülkesin çıkarlarına alet edilebilirdi. Üstelik karşılığını da ülke olarak değil temsil edilen makam kullanarak verilecekti!!! 


Sonra;

Katarlı bir iş adamı Maslow’ u aradı, kendimi gerçekleştiremiyorum azizim dedi. Maslow’da ona PSG’yi satın almakla başla dedi. PSG batmaktan kurtulmakla kalmadı Avrupa’ nın en zengin ve en savurgan kulübü halini aldı. Unutmadan, Manchester City’ nin kötü tecrübeleri akıllardaydı ve aynı bölgeye onlarca oyuncu ya da alınıp hiç oynatılmayan bir oyuncu henüz olmadı. Olmayacağı anlamını taşımıyor elbette. Tabi Maslow yemekte yoktu. Bu sebeple Katarlı iş adamı ikinci olarak Sarkozy’ i aradı, o da ona Canal+ a rakip dev bir televizyon kanalı kurmasını tavsiye etti, belN kuruldu. Ve son olarak iş adamı Platini’ yi aradı. ‘Olmadı, olmuyor kendimi gerçekleştiremiyorum’ diye ısrar etti. Platini de ona ‘korkma, Dünya Kupası seçmelerinde oyumu içtenlikle Katar lehine kullanacağım’ dedi. Ya da buna benzer şeyler yaşandı ki bu sayılanların tamamı gerçekleşti. Katar sermayesi aktarma yapmaksızın doğrudan Fransa’ ya akmaya başladı. 

Son olarak Katar’ın 2022 Dünya Kupası’ nı almasını müteakip Platini’ nin biricik oğlu Laurent Platini, artık PSG’nin de sahibi olan Qatar Investment Company’de çalışmaya başladı. 

2022 Dünya Kupası küresel ısınmaya çare bulunamazsa 50-60 derece sıcaklıklarda oynanacak. Katar, FIFA’ya 12 yeni stat yapmayı taahhüt etti. Üstelik klimalı! Statların toplam maliyeti 4 milyar doları bulacak. Katar’ın turnuva için harcayacağı toplam para ise 100 milyar dolara yaklaşacak. Eh bakalım bakalım bu statların yapımını Fransız şirketler mi üstlenecek yoksa Arabistan yarım adasını kendine hayran bırakan Türk şirketler mi? Belki TOKİ üstlenir hepsini, ne dersiniz! 


Sonuç; 

Onlar erdi muradına biz çıkalım kerevetine. Katar para harcayacak bir şey buldu nihayetinde de mi ama. Hem belki bu sayede kendini de gerçekleştirecek. ‘ABD Fransa ilişkileri ne durumda’ mı, ona sonra bakarız. 

Platini sadece hamleleri yönetti bu açıdan. Ama sorarsanız; kardeş senin neren eğri diye, nerem doğru ki diyecektir… 


Küçük bir not; PSG takımı Katar sermayesi tarafından satın alınana dek Paris belediyesi tarafından destek gören bir kulüptü. Yani bizdeki İBB gibi düşünebilirsiniz. Ancak yakın zamanda belediyeden yapılan açıklamayla bundan sonra PSG' ye aktarılan kaynağın kamu yararına kullanılacağı duyuruldu :)

*Futbolun küçük dili İllüminati yazı dizisinin ilk yazısı için tıklayın.

Share this game :

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

 
Support : Creating Website | Johny Template | Mas Template
Copyright © 2013. Android Market - All Rights Reserved
Template Created by Creating Website Published by Mas Template
Proudly powered by Blogger